EMZİRMEK EMEK İSTER…

0
164

Melina’yı kucağıma aldığım ilk an, benim için mucizenin de ötesindeydi. Tam dört yıl süren zorlu bir mücadelenin ardından, kollarımda tuttuğum varlığa, benim olduğuna inanamayarak bakıyordum. Bebeğimi besleyecek yeterli sütü üretebilmem için uyumam gerekliydi ama yapamıyordum. Hemşireler geceleri bebeği yanımızdan alıp bakabileceklerini belirttiklerinde, benim için bunun ne kadar imkansız olduğunu bilmiyorlardı elbette. Gözlerimi kırpmadan onu izliyor, anın tadını çıkarmaktan ziyade, içimi kaplayan ‘Ya ona bir şey olursa?’ endişesine hakim olmaya çalışıyordum. Ama nafile…

Hastane odasında geçirdiğimiz 2 gece boyunca, gözlerimi kırpmadan yanımdaki o minik, mucizevi pembe çileği izledim. Hemşireler 2 saatte bir emzirmek için uyanmam gerektiğini söylemiş olsalar da bu çok gereksizdi, çünkü ben zaten hiç uyumuyordum ki!

İlk gün, Kolostrum denilen sütüm geldi. Çok şükür bebeğime yaşam ilacını sunabilmiştim. Ama daha hamilelikten itibaren içimde hep bir endişe vardı; ‘Ya bebeğimi emziremezsem?’

Nitekim ikici gün kontrolünde, doktorlar bezinde yeteri kadar çıkış görmediler ve sütümü sağmam gerektiği konusunda bana bilgi verdiler. Hemşirelerden biri, elinde kocaman bir hastane pompasıyla girdiğinde, başıma geleceklerden habersizdim… Tam 20’şer dakika sağdık iki göğsümü de… Ama tek göğsümden süt gelmiyordu. Bırakın süt gelmesini, kan gelmişti… Bebeğimi emzirebilmek için, gerçekten göğsümden kan gelene kadar sağmıştım…O anda içimi inanılmaz bir eksiklik duygusu kapladı. Lohusalığın da vermiş olduğu buhranla, saatlerce ağladım. Bebeğimi besleyecek yeterli sütü üretememiştim. Ben nasıl bir anneydim?

Melina’yı oto koltuğuna yerleştirip, eve yolculuk için hazırlanmaya başladığımızda, içimi garip bir his kapladı. Sanki bizimle eve geliyor olması, onu bize teslim etmeleri sıra dışı bir şeydi. Hala bu bebeğin benim olduğuna, onu evime götürmemiz için bize vereceklerine inanmıyordum. Araba hareket edip, hastaneyi yavaş yavaş geride bırakmaya başladığımız an, artık bu bebeğim bizim olduğuna, bizi yepyeni bir hayatın beklediğine inanabildim.

Araba yolculuğumuz boyunca, oto koltuğuna kıvrılmış, gözlerini sımsıkı yummuş mini minnacık yavrumuza hayretler içinde baktık. Baktıkça içimizde mutluluktan kuşlar kanatlandı, şaşkın bir ifadeyle birbirimize bıkmadan, bu duruma inanıp inanamadığımızı sorduk… Eve vardığımızda annem yardıma hazır bir vaziyette bekliyordu. Lohusalığım bitene kadar bizde kalması gerekiyordu çünkü ben bebeğime bir müddet bakıcı tutmayı asla düşünmüyordum. Bir şekilde ona doymam gerekiyordu, her saniye benimle olmalıydı. Bakımı hakkında, tedirgin olup yapamayacağım şeyler dışında, onu kimsenin eline vermeyi düşünmüyordum. Eve geldiğimiz gece her ne kadar uyuyabileceğimi zannettiysem de uyuyamadım. Tam 3 gün olmuştu ben hala 15 dakika bile uyumayalı.

melinasmom.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here